Rock tarihinde çok iyi vokaller vardır ama Colin Blunstone gibi bir ses sadece bir tane. Bazı şarkıcılar vardır, şarkıyı söylemez; şarkının duygusunu odanın içine bırakır.
Blunstone’un o nefesli, puslu, kırılgan tenorunun yaptığı da budur diyebiliriz.
The Zombies: Mirasın başladığı yer
Blunstone’u ilk büyük sahneye çıkaran The Zombies, 60’ların en rafine topluluklarından biri. Odessey and Oracle bugün hâlâ psychedelic pop’un kutsal kitaplarından biri sayılıyorsa, bunda Colin’in vokalinin payı bizce çok büyük.
Bir Zombies şarkısında duyduğun her duygu kırılması — hafif bir iç çekiş, melodideki gizli hüzün, parlak bir umut yansıması — onun sesinden süzülüyor.
Colin Blunstone’un solo işleri de haliyle başka bir sayfa.
Daha içe dönük, daha melankolik, daha “Colin”
1971’de One Year ile başlayan solo kariyeri, Zombies sonrası dünyanın sessiz bir devamı gibi. Daha az parlak renk, daha çok gölge. Daha az kolektif sözler, daha çok kişisel bir günlük. Journey ise bu rota üzerinde çok özel bir durak:
https://thecamelrecords.com/products/colin-blunstone-journey?variant=44468515799179