It’s a Beautiful Day – It’s a Beautiful Day (1969)

It’s a Beautiful Day – It’s a Beautiful Day (1969)


San Francisco’nun psych-folk sahnesinin en zarif çıkış albümü.  

David LaFlamme’ın şarkı söyleyen viyolini ve Linda LaFlamme’ın pastoral klavyeleri, 60’ların çiçek çocuk atmosferine ince bir hüzün katıyor. Açılış parçası “White Bird”, şehirde kapana kısılmış iki gencin özgürlüğe özlemini neredeyse kanatlarının gölgesinde hissettirirken; “Hot Summer Day” Kaliforniya sıcağının rehavetini bedenin üzerine seriyor.

Albümün en büyük miraslarından biri ise “Bombay Calling.”
Gizemli bir tel kopuşu gibi yükselen motif, kısa sürede bir meditasyon döngüsüne dönüşüyor. Elektrik keman ile org arasında gidip gelen o dalgalı tema, hem Hindistan’ın kalabalık sokaklarını hem de Batı’nın psikedelik arayışını aynı potada eritiyor. Parçanın yapısı neredeyse doğaçlama gibi akar; her dönüşte biraz daha tansiyon toplar, biraz daha geniş bir panorama. Bundan ötesi de Deep Purple, yeni kadrosu (Gillan–Glover dönemi) ile stüdyoya kapanmış; yeni bir ses aramakta. Usta klavyeci Jon Lord radyolarda ve kulüplerde dönüp duran Amerikan psychedelic kayıtlarını dinlerken  o döngüsel, çan gibi titreşen ana motifi kulaklarına çarpmış: Hindistan esintili, mistik, sürekli yükselen bir gerilim hattı… Sonrası malum, Child In Time bu şarkının cebinden çıkmış...

“Girl With No Eyes.”
albümün en sisli, en içe bakan anı. Şarkı, “görmek” fiirinin kendisini parçalara ayırıyor. Duvarda gözleri olmayan bir kadın dik dik bakıyor ama dünyayı görme biçimi baştan sona farklı? Yoksa bütün hikâye LaFlamme’ın kendi zihnindeki bir halüsinasyonun yumuşak odalarında mı? Gözleri olmayan biri ne görür? Gözleri olup da içsel gerçekliğini göremeyen biri neyi kaçırır?

"She's just a reflection of all of the time that's gone by.
She's just a reflection of all of the time I've been high"

ve tabii

"Love takes a high time, love is the high sign"

Ve elbette albümün etrafındaki en efsanevi hikâye: Woodstock’a gidememeleri.
It’s a Beautiful Day ve Santana, aynı menajer Matthew Katz tarafından yönetiliyor. Festival lineup’ına yalnızca bir grubunu göndermek için karar tamamen rastlantıya bırakıldı: yazı tura. Tura Santana’ya çıktı; onlar Woodstock’ta patladı, It’s a Beautiful Day ise tarihin en büyük sahnesinden mahrum kaldı. “kaybolmuş ihtimal” melankolisi bilip de hissedenlere:

https://thecamelrecords.com/products/its-a-beautiful-day-its-a-beautiful-day-lp-album-re-gat-near-mint-nm-or-m?_pos=1&_psq=it%27s+a+beautiful+day&_ss=e&_v=1.0