Tarihin en iyi “best of” albümlerinden biri… Greatest Hits, Simon & Garfunkel’in folk-rock dünyasında bıraktığı izleri tek plakta öyle dengeli topluyor ki, albüm adeta ikilinin duygusal haritası gibi açılıyor.
“Mrs. Robinson,” 60’lar Amerika’sının enerjisini ve huzursuzluğunu aynı potada taşıyan ritmiyle hâlâ sürükleyici. “The Boxer,” Paul Simon’ın en içe dönük, en şiirsel anlarından biri; o “lie-la-lie” yükselişi insanı hâlâ aynı yerden yakalıyor. “Bridge Over Troubled Water” ise Garfunkel’in sesinin neredeyse ilahi bir tona çıktığı bir doruk ânı—sadece bir balad değil, zaman durduran bir an.
“Homeward Bound,” yolların, turne otogarlarının kokusunu hâlâ taşıyan bir özlem şarkısı; sıcak, sade ve kırılgan. “Cecilia” ise ikilinin en neşeli yüzü—ev yapımı perküsyon hissi ve ritmik yapısıyla bugün bile taptaze duruyor.
Ve tabii ki “Scarborough Fair/Canticle.”
Bu parça, Simon & Garfunkel’in folk geleneğini kendi modern dokularıyla harmanlama becerisinin en iyi örneklerinden. Ortaçağ kökenli bir baladı alıp, üzerine yarı-fısıltılı karşı melodiler ekleyerek hem zamansız hem de tuhaf biçimde çağdaş bir atmosfer yaratıyorlar. Vokallerin iç içe geçişi, şarkının sisli bir tepenin üzerinden gelen bir rüzgâr gibi hissettirmesini sağlıyor.
Canlı kaydedilen “For Emily, Whenever I May Find Her” ise Garfunkel’in vokal zarafetinin en saf hâli—tek nefeslik bir şiir gibi.
Bütün bu şarkılar bir araya geldiğinde Greatest Hits, sadece bir derleme olmaktan çıkıyor; Simon & Garfunkel’in kariyerini, duygu dünyasını ve müzikal imzasını anlatan bir rehbere dönüşüyor.
Hem yeni dinleyiciyi içeri davet eden, hem yıllardır dinleyenlerin dönüp dolaşıp bırakamadığı bir yuva…